Bazen kendimizde bir bozukluk oldugunu dusundugumuzde basvurdugumuz insanlar vardir, bize bozuk yanimizi gosterip onu tamir etmesi beklentisiyle gittigimiz. Ve cogu care icin danistigimiz kisiler “evet soyle bozuksun” “sunu alirsan, bunu yaparsan duzelir (diye umuyoruz)” derler. Halbuki bizler bozuk degilizdir, sadece her birimiz mukkemel olmayan bireyleriz ve bozuk diye algiladigimiz ve kendimizi ozdeslestirdigimiz haller aslinda limitli bakis acimizdan kaynakli daha cok zihinsel surecimizdeki bir yerlesmis inanc ve gecmis deneyimlerimizden durumumuzu nasil anlamlandirdigimiz, etiketledigimizle alakalidir ve danistigimiz insanin bunu onaylamasi da bizim anlamlandirmamizi pekistirir ve bozuklugumuza dair inancimizi artirir. Ancak bir kisi denk gelir ki sizi “hayir bozuk degilsin” inancini yerlestirene kadar sagliksiz secimler yaptiginizda bile sizi destekler surec boyunca ama dusmemenizden emin olan gorunmez bir guvenlik agi da olusturur. Inancimizi yol boyunca hicbir zaman suclama veya baski da bulunmaz, kinamaz, surecin yardimci pilotudur ama sefaf, transparan bir perde gibi destegini gorunmez kilip sadece hissettirir hayatimizda ruzgarlar,firtinalar ciktiginda. Amaci kaptan pilotun bizim oldugumuzu anlamamiz, farkina varmamizdir, sureci icsellestirmez, kisisellestirmez. Iki bakis acisiyla dinler, bizi gozlemler: “bizim de kendi inanis ve gecmisimizle olusturdugumuz bir alternatif algimiz oldugunun bilinci ve saygisi” ve “ucuncul sahis, objektif, profesyonel; ne kendi, ne bizim gercekligimizin olmadigi, tum oznelliklerden bagimsiz algi gozu”. Bu kisi bize alternatif ve olasiliklari empoze etmez, kendimizin onlari gorebilmemiz icin bize bir yollar haritasi sunar ama o harita araziyi gostermez, biz o yolda yururken araziyi kesfetmemizi, tanimamizi ve adapte olusumuzu haritada “sectigimiz” yollari guvenli bir mesafeden izler.. Yollarin hepsi zirveye ulasacak olsa da kimisi zorlu, kimisi puruzsuz, kimisi yakici hicbirinde secimimize karismaz, yollarimizin tamamen bizim secimimiz oldugunu anlamamizi bekler, ama dustugumuzde, dusmemize engel olmasa da,elimizden tutup destek verir kalkmamiza ve ne ders cikardigimizi, ne hissettigimizi, (fiziksel aciyip acimadigi hissi degildir sordugu aslinda) biz bu kendi “sectigimiz”yolda dustugumuzde secimimiz ve sonucu olan dususun bize ne hissettirdigidir sordugu ve bu hislerimizin kaynagi dusuncelerimizi merak eder asil-kendimizi birey hissederiz, baskasinin dusuncelerimize saygi duyuldugunu, dusuncelerimizin bir anlam ifade ettigini farkederiz-kendimize biraz daha guveniriz. Bize kendi secimimizin sorumlulugunu almayi ogretir en nihayetinde, sabirla bekler ta ki biz bunu ogrenene kadar 1-3-5 dusus hic farketmez bile bile benzer cukura dussek de yine de suclamaz kendimizi kucuk hissettirmez. Sorumlulugu almayi ogreniriz bu sabirli rehber vasitasiyla. Sorumlulugumuzu aldigimizda artik zaten suclayacak veya yakinacak kendimizden baska bahanemiz kalmadigini farkettigimizde, kendi hayatimizin kaptan kabinine yerlesiriz, daha sorumlu, dikkatli ve olgunlasmis yaklasimlari ogreniriz kendimizin, secimlerimizin farkinda oldugumuz surece.
Iste bu kisi ve haritasi ve yol gostericiligi vasitasiyla buyuruz, gelisiriz, bireyselligimizi, farkedip mukkemmel olan ve olmayan yanlarimizi isaret edebilecek kadar kendimizi taniriz ve mukemmel olmayanin bozuk oldugu anlamina gelmedigini aslinda sadece bizim onu "mukemmel" dusunmedigimiz icin oyle hissettigimizi anlariz. Bu insan, ilk kez sahip ciktiginiz, soz sahibi oldugunuz, kaptan pilot oldugunuzu farkettiginiz, hayatinizin KASIKCI ELMASIDIR. Hic takmaya ihtiyac duymazsiniz, hayatiniza olanca guzelligiyle piriltili bir isik sacmasina ragmen size ait degildir, butune aittir ama sizin gorus acinizdan sizin hayatinizda durdugu yeri bellidir ve her zaman yerindedir bunu bilirsiniz o yuzden guvende hissedersiniz, piriltisiyla aydinlanmak isterseniz kendisi fiziksel olarak varolmasa da ogretileri hep biraktigiinz yerdedir. Ve hep hayatinizda piriltisini sacmaya devam eder, hic kimselerle, kendinizle bile, paylasmadiginiz, kendinizin bile bilmediginiz oncesinde, en derin benliginizde magma gibi kaynamaya, sizin hayatiniza, dunyaniza, zihninize sonsuz enerji vermeye devam eder.
Kasikci Elmasim, yardimci pilotum olan ve bu yoldaki sabri ve beni kendimle tanistirdigi, kendimi yetiskin soz sahibi, ayaklari yere basabilen bir birey olarak gorebilmemi, hissedebilmemi ogrettigi icin ben de kendi  rehberime Minnettarim.
Elmira Kiara 07/11/19

No comments:

Post a Comment